OSMAN SAHIN

Edebiyat & Sinema

OSMAN SAHIN - Edebiyat & Sinema
Goztepe, Istanbul

Turkey

ph: 216.363.5676

ÖYKÜ KİTAPLARI
(SHORTFICTION BOOKS)

Türk öykücülüğünün usta isimlerinden Osman Şahin, ilk kitabı Kırmızı Yel’i bundan otuz beş yıl önce yayınlamıştı. Yayınlandığı yıllarda büyük ilgiyle karşılanan, içindeki bütün öyküler neredeyse tek tek filme alınan, yabancı dillere çevrilen bu öyküler edebiyatımızın klasikleri arasına çoktan girmiş durumda. Kırmızı Yel’i izleyen Acenta Mirza da öyle. Atıf Yılmaz, Yavuz Turgul gibi usta yönetmenlerin elinde Adak, Kibar Feyzo, Züğürt Ağa adlarıyla kült filmlere dönüşen öyküleri, öyküde otuz beş yılını dolduran usta yazarımızın bütün yapıtları çerçevesinde bir araya getiriyoruz. Anadolu’da yaşanan keskin, acımasız yaşam mücadelesini, bir yanıyla halk hikâyelerinin, bir yanıyla çağdaş öykünün zenginlikleriyle anlatan Kırmızı Yel-Acenta Mirza, Osman Şahin’i derli toplu okumaya başlamak için iyi bir fırsat.
  
Öykücülüğümüzün usta yazarlarından Osman Şahin’in bütün öykülerini yayınlamaya devam ediyoruz. Elinizdeki ikinci cilt, Ağız İçinde Dil Gibi ve Acı Duman’ı bir araya getiriyor. Şahin’in bu güçlü öyküleri, yayınlandıkları günden bu ana pek çok kez basıldı ve sayısız okura ulaşarak edebiyatımızın çağdaş klasikleri arasına girdi. Eleştirel gerçekçi yöntemi benimsemiş, toplumsalcı düşüncesiyle çarpıcı olayları konu edinen, konularını Maupassant gibi seçen bir öykücü Osman Şahin. İlkin bir başlangıç yapıyor, sonra olayı geliştirerek sonuca varıyor. Bölümler arasındaki bağlantıyı çok sıkı tutuyor. Şahin, gerilimin doruğa çıktığı yeri çok iyi saptıyor. Bir öykücü için tam bir başarıdır bu. İçinde sekiz öykünün, Ayna, Kan, Keriz, Tomruk, Kurşun Adres Sormaz, Zincir, Gömlek, Gülüşan adlarıyla filme çekildiği, birçok öykünün İngilizce, Fransızca ve Almanca’ya çevrildiği Ağız İçinde Dil Gibi / Acı Duman, tekrar tekrar okunacak bir kitap.


        
CUMHURİYET KİTAPLARI, BÜTÜN ÖYKÜLERİ, 1999
   
Osman Şahin'in 37 öyküsünün yer aldığı bu kitapların giriş bölümünde, Adnan Binyazar'ın, Osman Şahin öykücülüğü üstüne yazdığı geniş oylumlu. "Bir Yazı ve Sevgi Emekçisi" başlıklı yazısını, Talat S. Halman'ın "Acı Duman" yazısını ve sinema yazarı Agah Özgüç'ün, "Türk Sinemasında Osman Şahin Filmleri" başlıklı yazısını bulacaksınız.

Osman Şahin, bu öykülerinde, okurlarını, Doğu, Güneydoğu, Çukurova ve Toros insanlarımızın gizemli dünyasına götürüyor. İnsanın özünde var olan kötülüğü, ölüm temasını, korkuyu, çarpıtılmış cinsellikleri, kıtlığı, umutsuzluğu, yatırları, insanın doğa ile olan savaşımını, efsaneleşmiş aşkları, teknoloji ile gelen değişimin insanlarımıza yaptığı etkileri, eski pagan kültürlerin izlerini, yoğun, psikolojik bir derinlikle, coşkulu, renkli, doğurgan, şiirsel bir anlatım diliyle veriyor.

Öykülerinde evrensel boyutlara ulaşıyor. Yazar, iyi bildiği doğayı, bir öykü kahramanı gibi öykülerine katıyor.

Bu kitapta, Osman Şahin'in, "İnsanlık suçu" olarak bilinen, suçların en ağırı olan zulüm ve işkence öykülerini de bulacaksınız. Bu öyküler, yalnızca ülkemiz hapishane yazınının değil, dünya hapishane yazınının da en seçkin örnekleri arasında yer alıyor.
Osman Şahin, bugüne değin yazdığı öykülerin arka görüntüsünü kırsal kesimle oluşturdu. Ama arka görüntü ne olursa olsun, onu ilgilendiren insanın kendisiydi. Öç duygusunu, şiddet, ölüm, korku, aşk, tutku, cinsellik, kadın-erkek, birey-toplum karşıtlığı ve insanın kendi iç ilişkileri gibi temel duygular hep ilgisini çekti. Öykülerinde, bazen hiç beklenmeyen bir anda, yaşamın çaprazına düşmüş, sıkışmış bir insanın, insanla ve çevreyle olan ilişkilerinin de değişebileceğini anlattı. Çünkü insan, köyde, kentte, çölde, dağın başında, her yerde, aynı insandır; değişmez. Bu kitapta, on öykü yer alıyor. Gölgemin Gölgesi' nde, bitmiş tükenmiş bir yaşamın kaynağına yapılan yolculuğu, Dişler' de, masalımsı, erotik bir aşk öyküsünü okuyacaksınız. Bugüne değin yazdığı en uzun öykü olan ve kendi içinde birbirine bağlı dehliz öykülerden oluşan; gerçekle düşün, düşle karabasanın sınırlarını iyice ortadan kaldıran Mahşer' de ise okur, çağdaş bir 'Şehrazat' la buluşmakta ve kadın-erkek ikilemi arasında kalmaktadır. Coşku ve şiir dolu yoğun bir anlatım, zengin bir görsellik... Okur, Kalo' nun Atı ile Ölü Ananın Oğlu' nu, Kara Torba' yı, Altın Dişli Keçiler' i ve Huma Kadın' ı kolay kolay unutamayacak... 

Osman Şahin, son öykülerini bir araya getirdiği Ölüm Oyunları'nda yine çok iyi bildiği bir yöreyi, Toroslar'ı ve o bölgede yaşayan Yörükler'i anlatıyor. Törelerin, katı bir ahlak anlayışının egemen olduğunu insan ilişkileri, bir türlü kontrol altına alınamayan şiddet güdüsü, baskı altındaki insanlarda vurucu bir güce dönüşen kapalı cinsellik, bu öykülerin omurgasını oluşturuyor. Söylencelerden de yararlanıyor Osman Şahin. Toros Yörükleri arasında yıllardır anlatılan Çolak Osman Ağa Öyküleri'nden yola çıkarak buradaki üç öyküyü kendi potasında yeniden üretiyor. Masalsı öğeler taşıyan bu üç öyküde mekan, kişiler ve olay örgüsü değişmiyor, ancak farklı bakış açıları ve değer yargılarıyla her birinin sonu başka oluyor.

Öykücülükte otuz altıncı yılını kutlayan Osman Şahin’in yeni öykü kitabı Sonuncu İz’de, yüzlerce yıl öncesinin Bolkarlarının gizemli göçebe yaşamlarına gidecek, büyüleyici Toros kışıyla baş başa kalacaksınız. İlkel kabile gelenekleri içinde, yaşamlarını silah, ölüm ve korku üstüne kuranların, henüz vatandaş bile olamamışların, kavurucu Güneydoğu ortamlarını nasıl bir kan bataklığına dönüştürdüklerini, kıskançlığın felç ettiği, umutsuz aşkıyla kurbanı arasında sıkışmış kalmış bir klarnet ustasının hazin öyküsünü, 1915’te, Doğu Anadolu’da Ermeni köyü Kuçu’da, Rusların kışkırttığı Taşnakçı Ermenilerle Padişaha bağlı yerli Ermeniler arasındaki bölünmeleri, Tenekeci Onnik’in kızı Lusik’in ağzından okuyacak ve asla unutamayacaksınız.


 
      

İ L K    B A S K I L A R...
F I R S T   E D I T I O N S...
      

 

BELGESEL ROMANLARI
(DOCUMENTARY NOVELS)

Osman Şahin, baş kişisi, işsizlik, yoksulluk ve topraksızlık olan Başaklar Gece Doğar romanında, "70'li yılların Çukurova'sında, Ceyhan Sarıbahçe köylülerinin katılımıyla gerçekleştirilen bir toprak işgalinin gerçek öyküsünü anlatmaktadır. On, yirmi, otuz bin dönüm bitek hazine topraklarını yıllardır sürüp eken, işgal eden toprak ağalarına ses çıkamayan "yetkili"lerin, aynı toprakların pek azına giren köylülerin üstünde nasıl yırtıcı kuşlar gibi döndüğünü, köyü kuşattığını, kurulu düzenin ve onun yöneticilerinin iki yüzlülüklerini, haksızlıklarını; yaşayabilmek için yaşama elleri, ayaklarıyla tutunmak zorunda kalan ezilenlerin, sömürülenlerin, zayıfların gerçek gücünün altında güçlü resimler örneği çizmektedir Osman Şahin...

1. Edisyon2.Edisyon     

Bu romanın bir tek cümlesi bile kurmaca değildir; gerçektir, yaşanmıştır. Bir 'belgesel roman'dır. Bu nedenle, bu romanı, siyasilerin, toplumbilimcilerin, psikologların öncelikle okumalarını istiyorum. Bu romanda, Siverek'in büyük aşiretlerinden Bucaklar'ın 200 yıllık tarihi ile, 1960'lı yıllarda patlak veren ve 24 kişinin ölümüyle sonuçlanan 'Bucaklar Kan Davası'nın içyüzü, bu olayların içinde doğup büyümüş, en yetkili tanıklarından biri olan Adnan Bucak'ın ağzından, gözünden, yalın bir roman akıcılığı ile anlatılmaktadır. Urfa'nın işgalinden sonra Kurtuluş Savaşı'na katılan, ardından Şeyh Sait İsyanı'na karşı çıkan Bucak aşireti, Cumhuriyet döneminde üç kez sürgün yaşamış bir aşiret. Bu sürgünlerin öyküsünü de okuyacaksınız, bu romanda. Fırat'ın Sırtındaki Kan / Bucaklar, aynı zamanda, doktor olma düşlerini kurduğu ilkgençlik çağında, kendini birden acıların, ölümlerin ortasında bulan; ölüm ve kan anlamına dönüşen yaşamın acımasız bileği taşında sürtüle sürtüle keskin bir öfke ve öç dolu ölüm makinesine dönüşen, yaşı benden küçük, ama yaşadıklarıyla benden büyük Adnan Bucak'ın öyküsüdür. Bu romanda anlatılan Bucaklar Kan Davası'na neden olan, Bucak ağalarının hırsını üstüne çeken Kazo, Saliçan, Aşurge, Kalemli ve Daralık köylerinin bir bölümü, onca ölümlerin, acıların yaşandığı, üzerinde gökleri delen ağıtların yakıldığı bu topraklar, bugün Atatürk Barajı Gölü'nün suları altındadır. Bu romanı yazarken, olaylara dışardan bakan biri gibi değil, içerden gören bir yazar olmaya çalıştım. O güzel insanların ölümlerini, acılarını yüreğimde duyduğumu belirtmeliyim. Bu romanım, öğretmenlik yıllarımdan tanıdığım, sevdiğim, saygı duyduğum, unutamadığım Bucaklılar'a ve Siverek halkına 'acizane' bir selamımdır. Ölenlerin mezarlarına hiç solmaması dileğiyle koyabileceğim bir çiçektir. Barışa açılan bir kapı olması dileğiyle...O.Ş.
Osman Şahin, 1978 yılında bir gazetenin Kültür Sanat sayfasında yayımlanan bir kitap tanıtım yazısı yüzünden 12 Eylül'den sonra Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nde yargılanarak 1,5 yıl hapis cezasına mahkûm oldu. Cezasını Şile ve Yalova cezaevlerinde çekti.

Kolları Bağlı Doğan'da yer alan öykülerin tümü; yazar Osman Şahin'in bu süreçte gördüğü, duyduğu, yaşadığı olaylardan oluşuyor. "Ölüm Çiçeği Eno", "Mehmedi Lezgo", "Sevk" ve "Şifreli Öter Keklikler" adlı öyküler, ilk kez bu basımda yer alıyor.

Kolları Bağlı Doğan'daki; "insanlık suçu, insanlık ayıbı" olarak bilinen, suçların en ağırı olan zulüm ve işkence öyküleri, yalnızca ülkemiz hapishane yazınının değil, dünya hapishane yazınının da seçkin, canlı örnekleri arasında yer almaktadır.



 DENEME KİTAPLARI (ESSAY BOOKS)
 
(ESSAY BOOKS on YAŞAR KEMAL and collection of published articles)

 "Yaşar Kemal romancılığının temel kaynağı, temel ülkesi Toroslarla Çukurova'dır. Söylencelere, destanlara, Karacaoğlan'a, Dadaloğlu'na, isyanlara, halk aşıklarına, türkücülere kan ve soluk veren Toroslarla Çukurova. Yaşar Kemal sanatının ana kökleri, bu yörelerin büyüleyici ruhundan alır gücünü. Ben bu yörelerin çocuğuyum, oralara aitim. Yaşar Kemal'in romanlarını besleyen Çukurova ile Toros köylülerinin konuştukları dili konuşarak büyüdüm. Bu nedenle yeryüzündeki bütün Yaşar Kemal okurlarının en şanslılarından biri sayıyorum kendimi. Ne zaman Yaşar Kemal'in bir yapıtını okusam sayfalar duygularıma seslenir, dili dilime çalar. Bir dil ağzı, bir dil sütü, bir çağla tadı bulur, bir sözcük tomurcuğunun coşkusunu yaşarım. Yapıtlarındaki doğayı, yöreleri, ırgatları, köylüleri, yörükleri okudukça daha önce oralara görmüş, yaşamışım gibi, konuşmalar akrabalarımın ağzından çıkmış gibi taze bir soluğun, taze bir dilin ses izlerini bulur, yoğun duygular yaşarım."


 

ATEŞ YUKARI DOĞRU YANAR

"Ateş Yukarı Doğru Yanar"da, Osman Şahin'in bugüne dek öykü, roman, şiir, resim, sinema ve baskı üstüne yazdığı yazılarla, Cumhuriyet Tarihi'nin en halkçı hareketi olan Köy Enstitüleri üzerine yazıp seçtiği 43 yazısı yer alıyor. "Yarına taşımak, yarının şaşmaz yargısına bırakmak" kaygısıyla hazırlanan bu seçkide, Ahmed Arif'in Osman Şhin'e anlattıkları, Yılmaz Güney'e yapılan saldırılara verdiği yanıtı, Galatlar'ı, Orhan Kemal, Fkir Baykurt, Başaran, Talip Apaydın, Julius Fuçik, Muzaffer Hacıhasanoğulu, Adnan Binyazar, Ümit Kaftancıoğlu, Necati Güngör, Mehmet Güler, Naci Ünver ile diğer yazarların öykü ve romanlarını, Adnan Yücel, Metin Demirtaş, Turgay Nar'ın şiirleri, Zehra Aral, Gülgün Başarır, İsmail Avcı, Ramiz Aydın, Ali Candaş'ın resimleri üstüne yazdığı yazılarla karşılaşacak, kendinizi farklı bir zamanda ve zengin bir çeşitlilik içinde bulacaksınız.


SİNEMA KİTAPLARI

(TURKISH CINEMA BOOKS)

 

Ayna+Beyaz Öküz Erden Kıral, Osman Şahin, Nisan 1985, 78 S., Afa Yayınları, Sinema

Ulaştığı özgünlük düzeyi, yalınlığı içinde ulaştığı yoğun insan malzemesi, bu filmi gerçekten de ilginç, önemli bir sanat yapıtı düzeyine çıkartıyor. İnsanın özüne, temeline, kökenine dönüş yapan filmlerden biri bu; her türlü ciladan, yapaylıktan ve gözboyacılıktan sıyrılmış bir film...
Atilla Dorsay

OYKU ve SENARYO Kitabi, 1986, KAYNAK YAYINLARI


SON YÖRÜK

(DOCUMENTARY ON LAST NOMADS IN TAURUS REGION OF ANATOLIA)

Son Yörük

 

Kendisi de bir yörük çocuğu olan Osman Şahin, yörükleri, kaleleri ve Torosların bilinmeyen antik kentlerinin gizemli dünyasını, gerçek, yalın, şiirsel bir dille anlatıyor. Son Yörük, büyük ilgi görmüş, Türkoloji kongrelerinde söz konusu edilmiş, Prof. Mustafa Yalçıner tarafından Fransızca'ya çevrildi. Son Yörük'te yer alan yazıların bir bölümü "2000'e Doğru" dergisinde, bir bölümü 'Cumhuriyet Gazetesi'nde, diğer bölümü ise, "Bilim ve Ütopya Dergisi"nde yayımlandı...

Berfın YAYINLARI

 


 

GENÇLİK ROMANLARI

(BOOKS FOR YOUTH)

Güney Arısı sanıldığı gibi Akdeniz Bölgesi'nde yaşayan bir arı değil. Toroslar'ın eteğinde inanılmaz bir yaşam mücadelesi veren bir kadının adı...

Çocukluğundan beri hayatına üşüşen kötü yazgıları tarsine çevirmeye, kötü tohumları iyiye dönüştürmeye çalışan yaratıcı, çalışkan, dürüst bir kadın.

Büyük bir direnç ve sabırla sürdürüyor yaşam mücadelesini.

Finalde, mücadeleci hayatını şöyle özetliyor:

'Ben Güney Arısı... Daha önce de söylediğim gibi, arılara durmak yakışmaz, uçmak, çalışmak, bal yapmak yaraşır. Benim yaşamım, aynen bu kitapta anlattığım gibi. Ben bu yaşamı seviyorum ve sürdürüyorum.'

Osman Şahin Güney Arısı'nda; bütün olumsuzluklara rağmen yaşamdan hiç bıkmayan, yaşamı sevmesini bilen, tam bir yaşama ustasını tanıtıyor sizlere...

 


ÇOCUK ÖYKÜLERİ, ROMANLARI

(BOOKS FOR CHILDREN)

Sacli Yilan ile Selvihan

Her insanın hikayesi vardır,yılanların da vardır.Bu kitapta,çocukluğumdan beri defalarca dinlediğim Toros göçerlerinin dillerinden hiç düşürmedikleri mağara duvarlarına resmini çizdikleri,halılara,kilimlere desen olarak dokudukları,Saçlı Yılan'la güzeller güzeli gür saçlı Yörük güzeli Selvihan'ın acı dolu masalını okuyucaksınız ve asla unutmayacaksınız. Yaşadıklarımız masaldan başka nedir ki?

Turkuvaz Kitap, 2008, 96 sayfa

Sizce harfler ilk kez ortaya çıktıklarında ne renkti? Hep böyle ak kağıtlara kara renklerle mi yazıldılar? Yoksa, karanlıkta gün ışığı gibi apaydınlık parıldayan renkler mi taşıyorlardı? Harf sayısı belirli olduğu halde, yeryüzünde nasıl bu kadar değişik dil ve alfabe vardır? Hepsi de oldukça meraklı sorular, değil mi? Belki de bu sorularımızın yanıtlarını Güneş Harfleri öyküsünde bulabiliriz.
Güneş Harfleri, ülkemizin ünlü yazarlarından Osman Şahin'in bir öyküsü. Helke, Melke ve İlke adlı üç kardeşin serüvenlerinin anlatıldığı öykü, Toros göçerlerinin dilden dile taşıyıp günümüze getirdiği bir söylenceden yararlanılarak yazılmış. ' Yıllar yılı bütün Toros göçerlerinin ağzında, dilindeydi o. 'Kapı'nın öyküsü' diye başlayan öykü, cesaret, sabır, akıl ve bilgi ile insanın neleri başarabileceğini anlatıyor bize.
Kitapta, Güneş Harfleri'nin yanı sıra, kaynağını yine akdeniz insanının yaşamından, Toroslardan alan altı öykü daha var. Şapka, Acı Elma Şeker Elma, Çökelek, Dikenler de Dile Gelir, Hasip Hüsüp Çetesi ve Sabriyo adını taşıyor bu öyküler. Zaman zaman düş ve gerçeğin iç içe geçtiği bu öykülerin hepsi de ayrı bir yaşam parçasından resimler çıkarıyor karşımıza. Öyküleri ilginç bulacağınıza ve kitabı severek okuyacağınıza inanıyoruz.

'Folklor, diğer adıyla halkbilim, bir incinin oluşması gibi yüzyılları özünde gizler. Halkbilim, insandan ayrı düşünülemez. İnsana özgüdür, insan kokar. 'Bilmeceler de halkbilimin içine girer. Bilmeceler, çoğu zaman yöresel özellikler taşısalar da, insanlığın ortak yanlarını da özlerinde taşırlar. Yani evrenseldirler. 'Bilmece, gösterdiği nesneleri en kısa yoldan, şiirsel bir dille ve eğretileme (benzetme) yoluyla tanımlama sanatıdır. Başlı başına bir dil ve sözcük oyunudur, yaratıcılık ve zekâ ürünüdür. '37 yıl önce derlemiş olduğum bu 688 bilmeceyi, kaybolup gitmekten kurtardığım için mutluyum. Ayrıca değerli yazar, çizer ve araştırmacı Yıldız Cıbıroğlu'nun, bilmecelerdeki gerçeküstücü niteliğe uygun biçimde resimlediği Su Kurusu'nu, genç okurlarımızın beğenisine sunduğum için mutluyum.' Osman Şahin
Bu kitapta neler var: Bir yanda; Kral-Eli ülkesinin kendini yeryüzünün efendisi sanan, köpeklerini halkindan çok seven, sefasi için ülkesinin topraklarini satabilen zalim Kral'i. Öte yanda; yoksul, sabirli, çaliskan, dürüst, yurtsever halki... Bir yanda; iki dagin, bir ovanin, üç yaylanin sahibi, gözü doymak bilmeyen, zorba Fadil Aga. Öte yanda; köyün ebesi, yoksullarin dostu, sicak yüzlü Cennet Ana ve onun köylüleri... Bir yanda; bir sözü sekiz köye kumanda eden, açgözlü, öfke dolu, hain Pinco Aga. Öte yanda; çaliskan, yoksul, ama gönlü zengin, yardimsever Gelos Usta ve onun köylüleri... Firat'in Karincali Kayasi ve basina gelenler... Dicle Köy Enstitüsü'nde okumaya gelmis; saçi tiras makinesi, bedeni sabun, ayagi postal görmemis; çekingen, saf Zülküf ve yasadiklari... Sözün kisasi; öykü ustamiz Osman Sahin'den, hepsi de simsicak sariveren, umut yüklü öyküler...

 


SEÇKİLER...ANTOLOJILER

(ANTHOLOGIES FEATURING OSMAN SAHIN STORIES)

 

 

Büyümenin Türkçe Tarihi, Murathan Mungan seçkilerinin yedincisi…

Hasan Ali Toptaş uzlaşmaz çatışma içindeki insanın asıl trajedisini, herkesin haklı olduğu Osman Şahin'in 'Beyaz Öküz'de anlattığı insanlık durumlarında yaşadığını yazıyor.

       Çocukluğumuzda ya da yeniyetmeliğimizde okuduğumuz bir öykü bazen bizi beş-on yaş birden büyütür. Kimi zaman edebiyat hayattan önce öğretir. Günümüzün on iki yazarı, Türk edebiyatından kendilerini büyüten on iki öykü seçip bu izleği derinleştiren birer deneme yazdılar. Böylelikle her denemeyi bir öykünün izlediği bu özel kitap oluştu. Hem bir seçki niteliğinde, hem de bir bağlam çevresinde oluşturulmuş bir tasarım kitabı olarak da görülüp okunabilir.
       Refik Halit Karay, Ömer Seyfettin, Sait Faik, Sabahattin Ali, İlhan Tarus, Orhan Kemal, Cihat Burak, Vüs'at O. Bener, Oğuz Atay, Osman Şahin'in öyküleri üzerine Füsun Akatlı, Selim İleri, Fatih Özgüven, Cemil Kavukçu, Ayfer Tunç, Hasan Ali Toptaş, Sırma Köksal, Sema Kaygusuz, Faruk Duman, Necati Güngör, Jaklin Çelik ve Nurdan Gürbilek yazdılar.

 


 

İnsanlar İçinde Bir İnsan

Sait Faik Hikâye Armağan Antolojisi (1955-2007)

Hazırlayan, Nursel Duruel

Modern öykücülüğümüzün öncülerinden Sait Faik Abasıyanık adına konan Sait Faik Hikâye Armağanı, yarım yüzyılı aşkın tarihi, Armağanı alan öykü kitaplarının edebi değeri, seçici kurulların oluşumunda gösterilen özen ve süreklilik açısından Sait Faik’e ve öykücülüğümüze yaraşır bir ödül. Bu ödülü kazanmış 54 kitaptan birer öykünün yer aldığı İnsanlar İçinde Bir İnsan, ülkemizde bir edebiyat ödülü bağlamında hazırlanan ilk antoloji.

Osman Şahin, 1995 Sait Faik Ödülü

 


 

NOTOS KİTAP

Bir coğrafyayı, oranın insanını en iyi yansıtan aynalardan biri edebiyattır. Bu aynadan o coğrafyanın ruhundan doğmuş düşler, gerçekler yansır. Doğu Öyküleri seçkisi işte o aynalardan biri. Türkçe yazan, Türkiye'nin doğusunu anlatan on dört yazardan seçilmiş bu öyküler, Doğu'nun ruhundan doğmuş düşleri, gerçekleri anlatırken sonsuz edebiyat zincirine ekleniyor. Bu zincirin halkaları okuru zorlu, vahşi, esrarengiz bir coğrafyaya, insanının iç dünyasının esrarengiz âlemine götürüyor.

Tarih boyunca gelip geçmiş pek çok kültüre ev sahipliği yapmış Doğu'nun sarsıcı dünyasını ve insanlarını yazan, insanının çaresizliğine, çelişkilerine, yoksulluğuna tanıklık eden on dört yazar:

Tahsin Yücel, Bekir Yıldız, Adnan Binyazar, Ahmet Say, Sevgi Soysal, Ferit Edgü, Mıgırdiç Margosyan, Osman Şahin, Rasim Özdenören, Necati Güngör, Nedim Gürsel, Hasan Özkılıç, Hasan Ali Toptaş, Suzan Samancı...


Türkçe'nin usta edebiyatçılarından seçilen 200 kısa öykü, 120 ünlü ses sanatçısı tarafından seslendirildi. . . Özel müzikler ve ses efektleri eşliğinde arabada, yürüyüşte, mutfakta, sporda -radyo tiyatrosu gibi- dinlenecek 40 CD'lik benzersiz bir sesli kitap oluştu. . .

Denizkültür yapımcılığında SESLİ YAPIM tarafından hazırlanan “Sesli Edebiyat - Öyküler Sesleniyor” CD seti kendi alanında dünyada bir ilk! Türk Edebiyatı’nın önde gelen 200 yazarından seçilmiş 200 hikayenin özel müzikler ve ses efektleri ile kurgulandığı bu çok özel set bir anlamda “Sesli Türk Öykü Antolojisi”...


       
Osman Şahin- BOZKIRDA VİVALDİ - Seslendiren Orhun Şemin


TÜRKİYEDEN ÖYKÜLER

Hazırlayan FERİDUN ANDAÇ, 2008

Zgodbe iz Turčije - Antologija turške kratke proze: Feridun Andaç

Osman Şahin'in "ZVONEC -  ÇAN" öyküsü antolojiye seçilmiştir.


"...32 yazardan 43 öykü, içerdikleri taze ve yenilikçi edebiyat tarzları ve kullandıkları farklı farklı bakış açılarıyla, çağdaş Türk toplumuna edebi bir ayna tutma görevi görüyor. Suat Karantay'ın editörlüğünde hazırlanmış olan ve farklı çevirmenler tarafından çevrilmiş olan bu öyküler sayesinde uluslararası edebiyat okuru çağdaş Türk öykücülüğünün geniş yelpazesi ve derinliğiyle tanışma fırsatı edinecek. Adalet Ağaoğlu, Selçuk Baran, Osman Şahin. Oğuz Atay, Nazım Hikmet, Erhan Bener, Onat Kutlar, İnci Aral, Ayşe Kulin ve Erdal Öz gibi yazarların öyküleri Türk edebiyatının çeşitliliği hakkında bilgi verirken, modern Türkiye'nin kültürü ve benzersiz özelliklerine de bir tür pencere açıyor. Bunun yanısıra, bu öykülerde sevgi, aidiyet, yabancılık ve kimlik gibi evrensel temalar da işleniyor..."

Hazırlayan SUAT KARANTAY

Citlembik Yayinevi, 2009

Osman Şahin'in "BELL -  ÇAN" öyküsü antolojiye seçilmiştir.

43 stories by 32 writers, almost half of whom are women, lay bare the truth of modern Turkish society, telling their tales with a variety of perspectives. Here, in these works of writers of acclaim and those who are new on Turkey's literary scene, the international reader is introduced to the depth and range of recent Turkish short fiction. The selections in this volume are also important for, as they reveal the essence of turkish story telling, they also hold a mirror to how this genre has developed through the years.  



YABANCI DİLLERDE OSMAN ŞAHİN
(PUBLICATIONS IN FOREIGN LANGUAGES)
MACAR, İSVEÇ, FRANSIZCA, İNGİLİZCE, ALMANCA, HOLLANDA, SLOVEN, POLONYA dillerine çevrilmiş ve Türk Öykü antolojilerinde yayınlanmıştır.
                            

DEN RODA VINDEN, SWEDEN (KIRMIZI YEL, ISVEC)

Sahin, Osman. Den röda vinden. Mellanösterns förlag 1983. Inbunden. 97 sid. Illustrerad. (Sk21231)

 


 

TALES FROM THE TAURUS

BOGAZICI UNIVERSITESI YAYINLARI, Editor: Jean Efe

An anthology of thirteen stories by the Turkish author Osman Şahin, the 'last of the Yörüks', - as he styles himself - a direct descendent of the nomadic tribes that plied the region of the Taurus Mountains in what is today southern and southeastern Turkey.

The collection offers the reader varied and vivid insights into the traditions and folklore of the region, brought to life through the stirring narrative and poetic descriptions of Şahin.

170 s, İngilizce.

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Copyright by Osman Sahin. All rights reserved.

Bütün yayın hakları ve fotoğraflar Osman Şahin'e aittir. 
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Webdesign by Buket Sahin 

 

 

 

 

OSMAN SAHIN - Edebiyat & Sinema
Goztepe, Istanbul

Turkey

ph: 216.363.5676